19
Mar

Yaban mersini eski dönemlerden beri bilinmektedir. Dünyanın farklı bölgelerinde yetiştiğinden insanların dikkatini çekmiş. Bu üründen faydalanmanın yollarını aramışlardır. Yapraklarını çay olarak kullanmışlar, meyvesini yaş olarak reçel ve pekmez yaparak tüketmişlerdir. Bu bitki doğada kendi kendine yetişen bir bitki olduğu için ancak zamanında toplanabilmiş ve fayda sağlanabilmiştir. Yetiştiriciliği günümüzde dahi oldukça kısıtlıdır.

     Osmanlı Devleti döneminde de ürün bilinmekteydi. Ürünün alımı, satımı ve kullanımı yapılmaktaydı. Doğu Karadeniz bölgemizde ürünün doğada yetiştiği alanlar bilinmektedir. Ürünün Osmanlı Devleti tarafından vergilendirilmek istediği ile ilgili belgeler mevcuttur. Yani dar bir bölgede bir endüstri alanı bu bitkiyle oluşmuştu. Diğer bazı bölgelerimizde de bitkinin tanındığı ve kullanıldığı bilinmektedir. Örneğin, ,Karadeniz in bazı bölgelerinde Çalı çileği, Çoban Üzümü, Ayı Üzümü olarak tanınmaktaydı. Fakat ticaretiyle ilgili bilgi mevcut değildir. Günümüzde bu bölge iklimine uygun olarak tespiti yapılmış olan fındık ve çay daha bu bölgede yetiştirilmez iken yaban mersini bölge halkı tarafından çay olarak kullanılıyordu. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu bölgedeki geniş alanlara fındık ve çay bitkisi ekilmiştir. Bu sebepten dolayı bitki doğal yetişme alanında bir kısıtlama oluşmuştur. Bölgede ufak çaplı yetiştiriciliğine başlanmıştır. Üründe devlet desteği olmadığı için ekim alanları sınırlı kalmaktadır.  

     Osmanlı Devleti döneminde ürünün başka bölgelere de gönderildiği ve yine çay, yaş meyve ve kuru olarak kullanıldığı bilinmektedir. Dönemin komşu ülkelerine dahi ürün gönderilmekteydi. Çalı çiçeği, Likapa ve Mosi gibi yöresel adlarla tanınan bitki, bölge insanı tarafından hala aynı isimlerle anılmaktadır. Diğer bitki ürünleriyle kıyaslandığında ekonomik getirisi daha fazladır. Çok geniş bir kullanım alanı vardır.

     Bitkinin tescil edilmesi işlemleri 1900’lü yılların başında olmuştur. Bitkinin fidan ıslah çalışmaları yurt dışında yapılmış. Günümüzde ıslah edilmiş fidanlar yurtdışından temin edilerek ekimleri yapılmaktadır.

     Bölgede yer alan üniversiteler üretimi yapılan bitki çeşitliliğinin artması için çalışmalar yapmaya devam etmektedir. Yöre halkı, fındık ve çay tarlalarının ekiminin olması ve bu bitkilerin çalı şeklinde olması ve ürün almanın sağlanan bakımla her yıl olmasından dolayı tarlalarını bozamamakta bir nevi bu ürünlere mahkûm olmaktadır. Üniversitelerin yaptığı bu çalışmalar yöre halkı için ürün çeşitliliğine yönelik bir umut olmuştur. Osmanlıdan beri tanınan ve bilinen bu bitki de yöre halkının gelirinin artması için bir umut olmuştur. 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir